Sağlıklı Yaşamak İçin...

menu back Ana sayfa İndirimli ürünler Müşteri hizmetleri Sipariş takip Sepetim Sıkça sorulan sorular İletişim
empty Üye ol Üye girişi
İnsan Kaynakları | Bayi Olmak İstiyorum | Erişim | Garanti | Havale Bildirim Formu | Su Arıtma Hakkında 
Ürün grupları
Alt Menü 2

Üye girişi
E-Posta 
Şifre

Şifremi unuttum
Üye olmak istiyorum
Alt Menü 8

Kargo takip
Kargo
Kargo takip no
Alt Menü 13





128 bit SSL sertifikası vardır.

www.ilsersuaritmaservisi.com

www.ilsersuaritma.com

www.suarıtmaankara.com

www.suarıtmaistanbul.com

www.suarıtmaizmir.com

 

Su Arıtma Hakkında

Su nedir: Su doğada bulunan Oksijen ve Hidrojenden oluşan, Sıvı durumunda bulunan, kokusuz, renksiz ve tatsız Maddeye Su Denir. Günümüz dünyasında su insanoğlunun vazgeçilmez bir parçasıdır. İnsan vücudunun %80’i sudan oluşmaktadır. Su hakkında daha fazla bilgi Tıklayın

Neden Su Arıtma: Günümüzde dünyamızın yer altı ve yer üstü tatlı su kaynaklarının neredeyse tamamı insanlar yüzünden kirletilmiştir ve maalesef ki şebekelerimizde akan sularda başta arıtılmalarına rağmen şebeke borularının yaşlanmasından ve de yanlış malzeme kullanılmasından dolayı günümüzde şebeke sularımız içilemez durumdadır. Hatta bazı bölgelerde kullanım suyu olarak kullanılması bile sakıncalı hale gelmiştir. Neden su arıtma konusunda daha fazla bilgi için tıklayın

Su Arıtma nedir: Su arıtma suyun içerisinde bulunan yabancı maddelerin filtrasyon veya kimyasal yolu ile suda istenmeyen maddelerin ayrıştırılmasına su arıtma denir.

Kimyasal su arıtma: Su arıtma da kullanılan bir yöntemdir ve karbon reçine gibi organik maddelerin özellikleri kullanılarak yapılır su arıtma sektöründe sudan bulunan kireci arıtma için reçine diğer kötü gaz koku ve yabancı kimyasalları almak içinde en çok karbon kullanılır.

Filtrasyon su arıtma: Bu su arıtma yöntemin birçok yöntemi vardır bu su arıtma yöntemlerini kısaca size şu şekilde açıklayalım iplik su arıtma filtreleri, spun su arıtma filtreleri, torba su arıtma filtreleri, Nano su arıtma filtreleri ve son teknoloji olarakta Ters Ozmoz su arıtma filtreleri ile yapılmaktadır.

Su Arıtma Cihazı Nedir: Birden fazla su arıtma içi kullanılan Filtrenin art arda konularak istenilen özelliklerde su alınması için kullanılan sistemlere Su arıtma cihazı, Su arıtıcı, Su makinası, Su makinesi de denir.

Su arıtma Cihazlarında yaşanan sorunlar: Su arıtma cihazlarında en çok yaşanan sorulanları ve çözümlerini aşağıda listelemeye çalıştık.

Not: Aşağıdaki Sorunlar Comtech Su arıtma cihazlarında on bin cihazda iki defa anca yaşanır piyasadan alınmış su arıtma cihazlarının çözümleri amaçlı bu makale hazırlanmıştır.

Nehir ya da göl gibi yüzey kaynaklarından elde edilen ham suda "askıda katı madde" olarak adlandırılan çamur, kum, kil gibi tortu yapıcı maddeler vardır. Yer altı kaynaklarından sağlanan sularda ayrıca kireç ve mineraller bulunabilir. Sulara çevreseI kirlenmenin etkisiyle zararlı kimyasal, kanserojen vb. atıklar da karışabilir.

Suyun içinde doğal olarak bulunan ya da sonradan karışan maddelerin bir kısmı insan sağlığı yada su kullanılan cihaz ve makineler, su tesisatları için kabul edilemeyecek özellikte olabilir. Suyun sanayide katkı maddesi olarak kullanıldığı proseslerde istenmeyen maddeler ürünün kalitesini etkileyebilir. Evsel kullanımlarda "sert su" olarak bilinen kireçli su temizlikte sorunlar yaratabilir. İçme suyu kullanımlarında, sağlık için, suyun tortu maddelerinden, kireçten, kokudan veya kimyasal atıklardan arıtılması gerekir.



Su arıtımı, 20.yüzyılın son çeyreğinde, bütün dünyada çok hızla yaygınlaştı. Kamu kuruluşları ve kurumları, belediyeler, sağlık, sanayi ve ticaret kuruluşları ve konutlar gibi çok değişik alanlarda yüksek kaliteli su arıtma sistemlerine duyulan gereksinim önemli bir artış gösterdi. Suyun niteliğine ilişkin çok değişik isteklerin ortaya çıkması, kullanım alanlarının yaygınlaşması su arıtım sanayisini var olan teknolojiyi ilerletmeye, çeşitli yöntemleri birleştirmeye ve yeni teknikler geliştirmeye yöneltti.

Nüfus artışı, fazla su kullanımı ve kimyasal atıklar yüzünden su kaynakları giderek daha fazla kirleniyor. Kullanılan ve tüketilen suyun kalitesine ilişkin beklentiler daha hassaslaşmış, standartlarda daha yüksek nitelikler aranmaya başlanmıştır. Üretim sürecinin ya da ürünün bir malzemesi olarak ultra saf suya gereksinim duyan yüksek teknoloji ürünleri hızla gelişmektedir. Bütün bu süreçler, su arıtımı konusunun yirmi birinci yüzyılda daha önem kazanacağı, buna bağlı olarak su arıtma tekniklerinin daha hassaslaşacağı ve yaygınlaşacağı söylenebilir.

Su arıtım sorunlarının ve tekniklerinin çesitliliği ekonomik, amacı sağlayabilecek, verimli, standartlara uygun ve güvenilir bir ürün ve tekniğin seçilmesi başarılı bir uygulamanın yapılması için su özellikleri ve arıtım teknikleri üzerine bilgi sahibi olmayı gerektiriyor. Bu bağlamda CRS Su Arıtma Sistemi bilgi birikimi ve uzman kadrosuyla, çevre teknolojisinin uygulamasında geliştirilmesinde; kaliteli, ekonomik ve amaca uygun teknik çözümler bulmayı amaç edinmiştir.



Çoğu kişi temiz içme suyunun faydalarını bilir ancak yumuşak suyun ailelere sağlayabileceği avantajlar daha az bilinmektedir. Yumuşak suyun yaşam kalitenizi şu şekilde geliştirir.

1.Yumuşak bir suya sahip olmak tasarruf sağlar. Daha az sabun ve temizlik malzemesi kullanılır. Bütçenizdeki tasarruf otomatik olarak gerçekleşir.

2.Su tesisatınız daha uzun ömürlü olur. Sert su tesisatta mineral kalıntılarına yol açar. Yumuşak suda ise bu kalıntılar olmaz. Su basıncı ve tazziği azalmaz. Set suda kalorifer tesisatındaki kireçlenme yakıt tüketiminin artmasına sebep olur.

3.Su ısıtma araçları daha uzun ömürlü hale gelir. Sert suyun bıraktığı tortu ve kireç birikintilerini bırakmaz. Isıtıcınızda kireç kalıntıları olmadığında en az %20 enerji tasarrufu sağlar.

4.Traş yanmalarını azaltır. Yumuşak su traş bıcağının daha kolay hareket etmesini sağlar. Traş bıçağınızın da ömrünü uzatır.

5.Su kullanan tüm cihazların ömrü uzar. Kahve, çay makinesından, nemlendirici buhar makinesine, tüm araçların ömrü uzar.

6.Yumuşak suyla yapılan yemekler daha lezzetli olur. Sertlik mineralleri yemeklerde istenmeyen bir tat verir. Sert su ile yapılan buz buğulu bir görünümde olur.

Yumuşak Su Çocuklar İçin Neden Faydalıdır?

1.Ciltlerinde sabun kalıntıları kalmaz. Cildin doğal yağı minerallerle kaplanmadığı için ciltleri daha yumuşak ve sağlıklı olur. Sert sularda sabun çökeleği banyo veya duş sonrasında insan derisine yapışır. Deri gözeneklerini tıkar ve saç tellerini kaplayarak sertleştirir. Deriye yapışan bu kütle, bakteri üremesi için elverişli bir ortam yaratır.

2.Cildi temizlemek için daha az sabuna ihtiyaç olur. Bu özellikler daha küçük çocuklar için önemlidir. Küçük yaşlarda ciltleri sabun ve temizlik ürünlerine karşı daha hassastır. Yumuşak suyla az miktar sabun ve şampuan uzun süre kullanılır.

3.Saçlar sertlik veren minerallerden oluşan bir paltoyla örtülmediğinde daha yumuşak olur ve kolay şekillenir. Bu kolay taranmayı ve karışmamayı sağlar.

Yumuşak Suyun Başka Ne Faydaları Vardır?

1.Muhtemelen yumuşak su kullandığınızda fark ettiğiniz ilk şey daha az temizlik malzemesi alıyor olmanızdır. Bulaşık deterjanı, şampuan, çamasır deterjanı ve sabunu daha az kullanırsınız. Bunun sebebi yumuşak suyun çok güçlü temizleyici bir güç olmasıdır. Daha az kullanıp daha iyi sonuç alırsınız. Normal olarak ½ veya 2/3 daha az temizlik ürünüyle aynı hatta daha iyi sonuç alırsınız.

2.Elbiseleriniz uzun ömürlü ve parlak olur. Sert su mineralleri kumaşta bırakır. Bu ise onların donuk ve kirli görünmesine sebep olur. Çamaşır makinenizde daha uzun ömürlü olur.

3.Lekeler ve halkalar banyoda oluşmazlar.

4.Bardak ve tabaklarda çizgiler oluşmaz.

5.Sert suyun bıraktığı film tabakası ve sabun kalıntıları olmadığı için kirli yerler ve duvarlar daha kolay ve hızlı temizlenir.

6.Yumuşak suyla banyo yaptığınızda cildiniz daha yumuşak olur. Banyodan ve duştan cildinizde gerçek temizliği hissederek ve yenilenmiş olarak çıkarsınız. Aynı zamanda pürüzlü ve kuru cilt özelliklerini azaltır.

7.Eğer saçınızı boyuyorsanız rengi uzun süre parlaklığını korur.

Sert Su Nedir?

Sert su normal olarak konutlarda en çok rastlanan problemdir. Sert su, 1 GPG’nin üzerinde sertlik minerali bulunduran sulardır. En yaygın sertlik mineralleri kalsyum, manganez ve magnezyumdur.

Sert Su Nasıl Ölçülür?

Fransız sertliği (Fr) veya mg/lt CaCO3 ülkemizde yaygın olarak sertlik sınıflandırmasında kullanılan birimlerdir. Suyun içindeki sertlik iyonlarının konsantrasyonunu tanımlamada kullanılır. 1 Fr derecesi 10 mg/lt CaCO3 sertliğine eşittir.

Sert Su Nasıl Derecelenir?

Çok yumuşak 0-5 Fr

Yumuşak 5-10 Fr

Orta sert 10-20 Fr

Sert 20-30 Fr

Çok sert >30 Fr



Su Nasıl Yumuşatılır?

Suyunuz eğer 10 Fr üzerinde sertlikte ise mutlaka yumuşatılması gereklidir.

Suyu yumuşatmanın en pratik yolu iyon değiştirici reçine kullanmaktır. İyon değiştirici reçineli sistemler genelde sodyum iyonları ile sertlik iyonlarını yer değiştirterek çalışırlar. Proses esnasında su reçine tanecikleri arasından süzülerek geçer. Reçine tanecikleri üzerindeki elektrik yükü sodyum iyonlarını reçine taneciği üzerinde tutar. Ancak, reçine taneciklerinin aynı zamanda sertlik minerallerini tutma kabiliyeti de vardır. Reçine taneciklerinin sertlik minerallerini tutma kabiliyeti sodyum iyonlarını tutma kabiliyetine göre daha fazladır. Bu şekilde iyon değişimi gerçekleşir.

Belli miktarda sert su reçine yatağından geçtikten sonra, reçine tanecikleri tamamıyla, sertlik mineralleriyle kaplanır. Bu durumda sertlik minerallerinin tutulması son bulur. Sertlik iyonlarının tekrar sudan tutulabilmesi için reçine taneciklerinin sertlik minerallerinden kurtarılarak tekrar sodyum taneciklerinin bağlanması gereklidir. Bu işleme ‘rejenerasyon’ adı verilir. Rejenerasyon esnasında tuzlu su reçine tankına verilir ve reçine sodyuma doyurulur. Reçine tankında biriken yüksek konsantrasyondaki sodyum iyonları sertlik iyonlarını reçine taneciklerinden ayırır. Reçine daha sonra temiz su ile durulanarak, fazla tuz ve sertlik mineralleri tanktan atılır. Reçine tankı tekrar sertlik iyonlarını tutmaya hazır durumdadır.

Yumuşatma ünitelerinde rejenerasyon kontrolü nasıl yapılır?

Genelde iki tip kontrol mekanizması vardır.

Miktar (Debi) Kontrollü: Kontrol grubu bir su sayacına bağlıdır. Reçinenin yumuşatabileceği kadar su miktarı kontrol grubuna tanımlanır. Tank içinden belirlenen miktarda su geçtiğinde cihaz rejenerasyona geçmek üzere sinyal alır. Genelde iki depo arası sistemlerde kullanılır

Zaman kontrollü: Kontrol grubu üzerindeki zaman saati vasıtası ile rejenerasyon kontrolü yapılır. Tank içinde iki rejenerasyon arası zaman aralığında yumuşatılacak su miktarına yeterli olacak kadar reçine bulunmalıdır.

Yumuşak su ile yıkanırken deri üzerindeki kayganlığa ne sebep olur?

Sertlik minerallerinin sudan alınması sabunun köpürmesini ve temizlik yapmasını kolaylaştırır. Yumuşak su ile banyo yapılırken, sabun çökeleği oluşumu yoktur. Deri üzerindeki kayganlık ise, doğal ve deri için faydalı olan insan derisi yağıdır.

Kaynamış su arınmışmıdır?

Hayır, kaynamış su yalnızca bakterileri yok eder. Nitrat gibi çoğu kirletici madde kaynatılarak sudan ayrılamaz. Bazı durumlarda kaynatma işlemi suyu azalttığı için kirletici maddelerin konsantrasyonunu arttırabilir.

Suyumu nasıl test edebilirim?

Suyunuzun sertliğini ve özelliklerini test etmek özel analiz yöntemleri gereklidir. Sertlik gibi parametrelerde basit bir kit ile yapılabilirken. Detaylı analizler için laboratuar analizleri gereklidir. Suyunuzun analizi için ÇevreTeK hizmet hatlarını arayabilirsiniz.

Klor sağlığa zararlımıdır?

Klor hastalık yapıcı bakterileri yok etmek için suya konan bir dezenfektandır. 80 yıldır klorün hastalıkları azalttığı kanıtlanmıştır. Ancak bazı bilim adamları klorün sudaki diğer kirletici maddeler ve organiz maddelerle birleşerek kloroform gibi tepki verdiğini düşünmektedirler. Dezenfeksiyon yan ürünü denen bu içerik kanser gibi başka sağlık problemlerine yol açması mümkündür.

Sudaki klor rahatsız edici boyuttaysa ÇevreTeK aktif karbon filtreleri suda asılı bulunan klorü arıtmaktadır.

Suyum temiz ve tadı iyi, suyum hakkında rahat olabilirmiyim?

Suyun kokusu, görünüşü ve tadı onun kalitesini göstermez. Sudaki çok sayıda problem hissedilmez ve görülmez olabilir. Emin olmanın tek yolu onu test etmektir. Şebeke suyu kullanıyorsanız bağlı olduğunuz kaynağın değerlerini temin edebilirsiniz. Ancak suyun taşınması ve depolanmasından kaynaklanan problemler göz önüne alındığında suyun test edilmesi en emin yoldur.

Tatlı su ve acı su ne demektir?

Toplam Çözünmüş Madde (TDS) suların mineral ve iyon zenginliğini gösteren önemli parametrelerden bir tanesidir. Çünkü, tabiatta sular, kaynaklarına göre, TDS konsantrasyonları açısından farklılıklar gösterirler. 1500 mg/Lt TDS konsantrasyonu "Tatlı Su" kaynakları için üst limittir. 5000 mg/Lt TDS'ye sahip sular genel olarak "Acı Su" olarak tabir edilirken daha fazla TDS içeren sular "Tuzlu Su" olarak tanımlanır. Sularda yüksek oranda TDS bulunması (> 2000 mg/Lt) hemen her kullanım amacı için suda iyon giderme işlemini gerektiren bir durumdur. Bu tip bir su endüstriyel veya sosyal su temininde kısıtlı amaçlar haricinde kullanılamayacağı gibi, sulama suyu amaçlı olarak ta kullanılamaz.

Gölet suları ile yeraltı suları arasında ne gibi bir fark mevcuttur?

Tatlı sular, yüzeysel su kaynakları ve yeraltı akiferlerinden temin edilir. Yüzeysel su kaynakları, genel olarak, bulanık ve tortuludur, ve sulama amaçlı kullanımlar dışında mutlaka filtrasyon gereklidir. Yeraltı suları ise, çözünmüş madde konsantrasyonu açısından oldukça zengindir. Ancak, yeraltı suları, kalite olarak yüzeysel su kaynaklarına göre daha yüksek vasıftadır. Yeraltı katmanları arasındaki süzülme esnasında yüksek miktarda katı madde, çözünmüş formda yeraltı suyuna karışır. Yeraltı sularının TDS açısından zengin olma sebebi de budur. Yer altı sularında genelde rastlanan TDS değeri 600 – 900 mg/lt TDS’dir.

Suyu ne derece arıtmak doğrudur?

Kullanım amacının gerektirdiğinden daha kaliteli bir su temin etmek, yatırımın maliyetini gereksiz artırmakla eşanlamlıdır. Aynı zamanda en ucuz sistemin seçilmesi de boşa yatırım yapılması anlamına da gelebilmektedir. Bundan dolayı, su arıtma sistemlerine ilişkin yatırıma girmeden önce biraz zaman ayırıp detaylı inceleme ve tetkiklerde bulunmak ve amaca uygun sistemin seçimini sağlamak çok önemlidir. Bu yapılmadığı takdirde, standartlara göre teklif veren firmaların tekliflerinin ilk aşamada elenmesi kaçınılmaz olacaktır. Bununla birlikte, tüketici de işe yaramayan bir sistem satın almış olacaktır. Şu iyi bilinmelidir ki, su arıtma sistemlerinin % 100 verimli çalıştığının veya hiç çalışmadığının alıcı tarafından tespit edilmesi belli sistemler dışında oldukça zahmetli ve zordur. Bu sebeple sistemlerin temel seçim esaslarının hem alıcı hem de dizayn mühendisi tarafından iyi bilinmesi gereklidir.

Suyu içme suyu olarak kullanmayacağız, buna rağmen suyun arıtılması gerekli midir?

Musluklardan akan su, belki doğrudan içilmeyebilir, ancak dolaylı yollardan insan vücuduna girebilmektedir. Sebze, meyve yıkama, diş fırçalama ve vücut temizliğinde kullanılan suyun hijyenik olması oldukça önemlidir. Bunun dışında bina tesisatının ve evlerdeki cihazların korunması için suyun arıtılması gereklidir.

Her tür su arıtılarak içilir hale gelebilir mi?

Evet, ancak farklı tipte sulara farklı arıtma üniteleri gerekecektir. Sadece musluk suyu, şebeke suyu değil eğer istenirse, deniz suyu ve atıksular bile içme suyu haline getirilebilir. Ancak, yatırım maliyetleri ve kullanılacak cihaz tipleri değişecektir.

Arıtılmış su sağlıklı mıdır?

Doğru tasarlanmış arıtma sistemlerinden geçirilmiş olan sular elbette sağlıklıdır. Ancak, dikkat edilmeden hatalı seçilmiş olan arıtma cihazlarından temin edilen sular zararlı olabilir ve hatta hastalık yapabilir. Burada sorumluluk tamamıyla tasarım mühendisine aittir. Genelde cihaz kalitesizliğinden kaynaklanan problemler ikincil problemlerdir. Birincil problemler, yanlış tasarımdan kaynaklanmaktadır.

Suda hangi analizler yapılmalıdır?

Görünüm, renk, bulanıklılık, toplam sertlik, klorür, iletkenlik, nitrit, amonyak, nitrat, demir, kurşun, mangan, alkalinite, pH, toplam bakteri, koliform bakteri bakılması gereken parametrelerdir.

Sudaki hangi maddeler ne tür rahatsızlıklara sebek olur?

Arsenik: Karaciğer ve ciltte kötü huylu tümör oluşumu, kramplar, spazmlar, sinir sistemini etkiler.

Baryum: Uzun süreli uyarıcı kas reaksiyonları, sinir blokajı

Benzen: Kanser, lösemi, anemi

Kadmiyum: Bronşit, anemi, mide rahatsızlıkları

Karbon Tetraklorid: Merkezi sinir sistemi baskısı, mide, karaciğer ve böbreklerde hasar, koma ve ölüm

Klordan: karaciğer ve böbrek hasarı

Klorobenzen: Solunum sisteminde iritasyon, merkezi sinir sisteminde depresyon

Kloroform: Karaciğer, böbrek ve kalp etkileri

Kromyum: Böbrek hasarı, kanser

Bakır: Mide iritasyonu, çocuk ve bebek ölümü, Wilson hastalığı

Dikloroetilen: mide bulantısı ve baş dönmesi

Etilendibromid: Doğurganlığın azalması

Florit: Yüksek dozlarda iskelet sistemi hasarı

Heptaklor: Tümör oluşumu

Kurşun: Sinir sisteminde, böbreklerde, üreme sisteminde hasar.

Lindan: Kronik karaciğer hasarı, anemi, lösemi

Merkür: Böbrek yetmezliği, ölüm

Metilen Klorid: Zehirli

Nikel: Hiperglisemin, mide ve sinir sistemi rahatsızlıkları

Pentaklorofenol: İştah kaybı, solunum yetmezliği, uyuşma, koma ve ölüm

PCB: Cilt ve karaciğer hasarı, mide bulantısı, kilo kaybı, koma, ölüm

Selenyum: Kanserojen, mukusta tahribat

Sülfat: Laksatif etki

Tetrakloroetilen: Merkezi sinir sistemi etkisi, uyuşma, ölüm

Toluen: Uyuşturucu etki, gözlerde ve solunumda iritasyon

Toksafen: Akciğer hasarı

Trikloroetan: Uyuşturucu etki, merkezi sinir sisteminde depresyon, bilinç kaybı, ölüm

Trikloroetilen: Merkezi sinir sisteminde depresyon, koordinasyon kaybı, bilinç kaybı

Trihalomet an: Kas ve sinir sisteminde etki, bilinç kaybı

Vinilklorid: Merkezi sinir sisteminde depresyon, görme ve işitme kaybı, ölüm

Ksilen: Mukoz yapı iritasyonu, akciğer tıkanması, böbrek yetmezliği

Çinko: Kas sertliği ve acı, iştah kaybı, mide bulantısı

Tortu filtrasyonu nasıl yapılır?

Genelde görünümü bulanık ve dibinde çökelti bırakan sular, tortulu olarak değerlendirilir. Tortu, suyun kullanım amacı her ne olursa olsun, tolere edilmesi pek mümkün olmayan bir parametredir. Tortu ile renk parametrelerini birbirleriyle karıştırmamak gerekir. Renk, genelde sularda çözünmüş organik madde veya ağır ****llerin varlığının göstergesidir.

Tortunun çeşitli şekillerde giderilmesi mümkündür. Kum ve antrasit filtreler, otomatik geri yıkamalı tortu filtreleri ve kartuş filtreler bu amaca hizmet eden sistemlerden bazılarıdır. Bunlardan hem boyut olarak küçük, hem de maliyet olarak ucuz olan kartuş ve çelik filtreler sadece süzme görevi görür ve bu cihazların sık sık temizliğine ve peryodik bakımına dikkat edilmelidir.

Kum ve antrasit filtrelerde ise filtrasyon sadece, süzme etkisiyle değil aynı zamanda adsorpsiyon etkisi ile de gerçekleşir. Doğru dizayn ve seçim yapıldığı takdirde, oldukça efektif ve güvenilir bir şekilde çalışırlar. Ancak sistem dizaynında tank içi filtrasyon hızının 20 mt/saat'i geçmemesi gerekir. Bu değeri aşan durumlarda, sistemin adsorpsiyon etkisi kaybolacağı gibi, basınç kaybı da artacaktır.

Aktif karbon nedir? Nasıl bir arıtma sağlar?

Aktif karbonun yaygın uygulama alanı, suyun içinde mevcut organik madde, renk, koku, tat ve klor giderimidir. Ancak burada, sözkonusu olan sadece fiziksel bir süzme işlemi değildir. Aktif karbon sistemler, fiziko-kimyasal arıtma yapan sistemlerdir ve suyun arıtılması esnasında adsorpsiyon mekanizması işlemektedir. Aktif karbon kömürümsü ancak çok geniş yüzey alanına (1000-1500 m2/gr) sahip bir malzemedir. Organik kirliliğin olduğu sularda ve klor giderme amacıyla yaygın olarak kullanılmaktadır.

Aktif karbon ile ilgili dikkat edilmesi gereken bir konu, bakteri üremesi için uygun ortam oluşturabilmesidir. Çünkü, aktif karbon organik maddeyi tutar ve eğer suda bakteri varsa, bakteri bu organik maddeyi besin olarak kullanarak üreyebilir. Bu gibi durumlarda bakteri kaçağı oluşumu mümkündür. Bu sebeple aktif karbonun öncesinde ve sonrasında suyun dezenfekte edilmesi önemlidir.

Aktif karbon sistemlerin dizaynında, ünite tankı içindeki yatak hızının klor giderimi için 25 mt/saat'i organik madde giderimi içinse, 6 mt/saat’i aşmaması gerekir. Bu hızı aşan durumlarda ünite verimli çalışmayacaktır.

Aktif karbon malzemenin kullanım ömrü ne kadardır?

Aktif karbon malzemenin 2-3 senede bir değiştirilmesinde fayda vardır. Ancak bu değişim peryodu, ham suyun kalitesine ve arıtılan su miktarına göre sıklaşabilir ya da seyrekleşebilir.



Suyun Dezenfeksiyonu Nasıl Yapılır?

Suyun içindeki mikroorganizmal yaşamın kontrolü amacıyla suyun dezenfekte edilmesi şarttır. Dezenfeksiyon işleminin, bir çok şekilde gerçekleştirilmesi mümkündür. Ancak, en yaygın olarak klorlama ve ultraviyole dezenfeksiyon sistemleri kullanılmaktadır.

Klor, eskiden beri en yaygın kullanılan dezenfektandır. Yaygın kullanımında klorun ucuz bir dezenfeksiyon sistemi olmasının yanısıra, kalıcı etkiye sahip olması da önemli bir etkendir. Klor, suya karıştırıldığı anda, suyun içindeki bazı organik maddeler ve ağır met allerle reaksiyona geçer. Tüm reaksiyonlar meydana geldikten sonra, 0.5 mg/lt serbest bakiye klorun suda bırakılması, nihai kullanım noktasına kadar mikroorganizmal faaliyeti önleyecektir. Ancak klorlama yapıldıktan sonra herhangi bir noktada, serbest bakiye klorun aktif karbon sistem vasıtası ile sudan alınması, arıtma sistemi sonrasında suyu mikroorganizmal kirlenmeye açık hale getirecektir. Klorlanmış su, aktif karbon sistemden geçirilse bile, 0,1 mg/lt bakiye klorun by-pass edilmesi tavsiye edilir.

Ancak, klorun, suyun içindeki bir takım organik maddelerle birleşerek, insan sağlığına zararlı kanserojen kimyasal bileşiklerin (trihalo****n, kloroform vb.) oluşumuna sebebiyet verdiği bilinmektedir. Klor kullanımı kontrolsüz yapıldığı takdirde bu tip kimyasalların oluşumu mümkündür. Bu sebepten dolayı, suyun dezenfeksiyonu amacıyla değişik kimyasalların kullanımı da her geçen gün artmaktadır. Ancak günümüzde klor halen, en sık kullanılan dezenfektandır.

Suyun dezenfeksiyonu amacıyla kullanılan bir diğer yöntem ise, Ultraviyole Dezenfeksiyondur. Bu yöntemde, dalgaboyu 254.7 nanometre olan ultraviyole ışınımı kullanılır. Bu ışınım, suyun içindeki mikroorganizmaların, DNA yapısında bozulmaya sebep olup, üremeyi engeller. Ultraviyole sistemler, dezenfeksiyon amacıyla, oldukça yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Ancak bu sistemlerde dikkat edilmesi gereken konu, sistemin nihai kullanıma mümkün olduğunca en yakın yere konmasıdır. Ayrıca, sistemden çıkan su özellikle atmosfere açık ayrı bir üniteye girmemeli ve bekletmeden kullanılmalıdır. Ayrıca, voltaj düşümleri veya elektrik kesintilerinde, sistemin bir jeneratör sistemine bağlı olması faydalı olacaktır. Sadece yüzde 10'luk bir voltaj düşümü, sistemin etkinliğini % 20 oranında azaltabilmektedir. Ultraviyole sistemlerin, estetik olarak görünümü bulanık olan sularda kullanılması durumunda, suyun UV ünite öncesinde hassas partikül tutma kabiliyetine sahip tortu filtrelerinden geçirilerek bulanıklılığının giderilmesi şarttır. Zira, mikroorganizmalar, büyük partiküllerin ışınımı engellemesi sonucu, UV üniteden canlı çıkabilmektedir. UV ünitelerin ayrıca peryodik bakımı önemlidir. Senede bir kere UV lamba değişimi ve ham su kalitesine bağlı olarak, peryodik olarak kuvars cam temizliğinin yapılması çok önemlidir. Bu temizliğin yapılmaması, UV ışınım etkinliğini azaltacaktır.

Ozonizasyon nedir?

Klorlama yerine kullanılabilen ve klorlamadan çok daha etkili bir dezenfeksiyon yöntemidir. Ancak yerinde üretilmesi ve pahalı bir yöntem olması kullanımını sınırlandırmaktadır. Avantajı, kanserojen kamyasal madde oluşumunun olmayışıdır.

Bulanık sularda ultraviyole dezenfeksiyon yapılabilir mi?

Hayır, bulanık sular ultraviyole ışının etkisini azaltmakta ve bakteri kaçağına neden olmaktadır. Bulanık sularda önce mikron filtrasyon ve bulanıklılık gideriminden sonra UV dezenfeksiyon yapılabilir.

Arıtma sistemi seçiminde nelere dikkat edilmelidir?

Sadece yatırım maliyetine bakılarak yapılan değerlendirmeler çok zaman yanlış sonuçlar verebilmektedir. Ama bu, en pahalı sistem en iyisi anlamına gelmemektedir. Sistem ve teklif değerlendirmesinde istenen sonuç için optimum şartları sağlayan dizayn seçilmelidir. Optimum şartların sağlanması ise aşağıdaki unsurlara bağlıdır.

Seçilen su arıtma üniteleri, temin edilen çıkış suyu nihai kullanım amacına uygun olmalıdır. Kullanım amacının dışına çıkan her ünite, gereksiz yatırım ve işletme maliyeti anlamına gelir.

Ünitelerin seçimi esnasında hidrolik kapasite değil, arıtma kapasiteleri gözönünde bulundurulmalıdır. Arıtma kapasitesine göre seçilmeyen bir ünite istenen verimi sağlamayacaktır. Tipik bir değer olarak, özellikle kum ve aktif karbon filtreleri için tank içindeki hızın 20 mt/saat'i aşmaması gerekir. Aştığı durumlarda, filtrenin ana işlevlerinden olan adsorpsiyon işlevi kaybolur ve sadece süzme işlevi devam eder. Bunun yanısıra yatak hızının artması, filtredeki basınç kaybının da artmasına sebep olacaktır.

Sistem dizayn edilmeden önce detaylı bir ham su analizinin yapılması faydalı olacaktır. Suyun içindeki kirletici parametrelerin ölçümü sistem dizaynında vazgeçilmez bir unsurdur.

Tüketilecek su miktarının doğru belirlenmesi, optimum sistem seçimini sağlayacağı gibi, gereksiz yatırım maliyetinden de kaçınılmasını sağlayacaktır.

Su arıtma sisteminin montaj noktası 24 saat sürekli sabit basıncın sağlandığı bir nokta olmalıdır.

Otomatik arıtma sistemleri işletmesi zor sistemler midir?

Otomatik arıtma sistemleri, kullanımı son derece basit ve insan müdahalesi gerektirmeyen sistemlerdir. Sadece servis tarafından yılda bir kere verilecek kontrol servis hizmeti yeterlidir. Bunun dışında, sadece yumuşatma sistemlerinin tuz tankına tuz atılması dışında yapılması gereken hiçbir işlem yoktur.

Yumuşatılmış su daha berrak buz yapar mı?

Yumuşak suda bulunmayan sertlik minerallerinin buzun kalitesi ile ilgisi yoktur. Buzun kalitesi doğrudan suyun içindeki çözünmüş iyonlarla ilgilidir. Buz yapmada en kaliteli su ters ozmoz ünite ile elde edilir. Diğer arıtma sistemleri ancak buz yapımında kısmi iyileştirme sağlar. Kaliteli buzun yapılabileceği suyun maksimum TDS’i, 150 mg/lt’dir.

Yumuşatılmış suyun içindeki sodyumun sağlığa zararı var mıdır?

Normal sağlıklı insanlar için problem yoktur. Ancak, sodyum kısıtlamalı diyetli hastalarda dikkat edilmesi gereklidir. Çünkü yumuşatma sistemlerinde özellikle 30 Fr seviyesinden daha sert suların yumuşatılması esnasında fazla miktarlarda sodyum iyonu verilmektedir.

Doğal yumuşak su ile yapay yumuşatılmış su arasında ne fark vardır?

Doğal yumuşak sular genel olarak asidik yapıya sahiptir ve çok az çözünmüş mineral içerir. Bu da suyu korozif yapar. Yumuşatıcılar vasıtası ile yumuşatılmış sular ise, bazik karakterde olup, orta derecede çözünmüş mineral içerir. Bu tip suların, önemli bir korozif etkisi yoktur.

Yumuşatılmış su ile bahçe sulamak doğru mudur?

Ham su sertliği 30 Fr üzerinde olan suların yumuşatıldıktan sonra bahçe sulamada kullanımı sakıncalıdır. Çünkü su sertliği yükseldikçe suya verilen sodyum miktarı da artmaktadır. Sodyum ise, bitki ve otların sulama suyunda bulunması sakıncalı olan bir parametredir. Sodyum açısından zengin sularla sulanan otlar sarımsı renkte olur.

Her türlü su kaynağı sulamada kullanılabilir mi?

Sulama amaçlı kullanılan suların TDS değerinin yüksek olmaması istenir. Hassas bitkilerin sulamasında 500 mg/Lt TDS, üst limittir. 1000 - 2000 mg/Lt TDS içeren suların ise hassas olmayan bitkilerin sulanmasında kontrollü olarak kullanımına izin verilebilmektedir. TDS açısından fazla zengin sularla sulanan toprak zaman içinde üzerinde bitki yeşermez duruma gelir.

Ters ozmoz nedir?

Ters ozmoz, suyun içindeki istenmeyen tüm mineralleri sudan ayıran ve saf su ve içme suyu teminine yönelik olarak kullanılan membran filtrasyon prosesinin adıdır. Bu sistemler çapraz akışlı olarak çalışırlar. Bilinen anlamda filtrasyon prosesi değildir. Çünkü membran üzerinde suyun geçişine izin veren gözenekler son derece ufaktır. (Yaklaşık 1 mm’nin 2.000.000’da biri delik çapı). Böyle ufak bir gözenekten sadece su molekülleri ve bazı çok ufak inorganik moleküller geçebilmektedir. Diğer moleküller ise konsantre su fazında sistemden dışarı atılır.

Ters ozmoz sistemler nasıl içme suyu üretir?

Ters ozmoz üniteler genelde ön filtrasyon aşamaları sonrasında kullanılır. Su önce partikül filtreden geçirilir. Partikül filtrasyon, suyun içinde bulunan 5 mikrondan daha büyük olan tüm partikülleri tutar. (1 mikron = 0.001 mm) Partikül filtrasyon membranların tıkanmasını engellemek aöacı ile kullanılır. Partikül filtrasyondan sonra su aktif karbon filtreden geçirilir. Aktif karbon ile suda istenmeyen koku, tat ve klor tutulur. Aktif karbon filtreden geçirildikten sonra su, tekrar 1 mikron filtrasyondan geçirilir. Burada daha ince taneciklerin tutulması sağlanır. Bu ünitelerden geçen su ters ozmoz membrana verilmeye hazırdır. Ters ozmoz membran suyun çözünmüş iyonları tutar. Suyun içindeki bu iyonlar arasında, ağır met aller, sodyum, kurşun, arsenik, nitrat, asbest ve diğer bir çok zararlı iyonlar bulunur. Su ters ozmoz membrandan çıktıktan sonra ikinci bir tat düzenleyici post aktif karbon filtreden geçirilir. Ters ozmoz üniteden çıkan su son derece güvenilir içme suyudur.

Ters ozmoz sistemle evimdeki tüm suyu arıtabilir miyim?

Aslında olabilir, ancak ters ozmoz çok yavaş bir prosestir. Ev tipi içme suyu sistemlerinin çoğu, 150 Lt/gün kadar su verir. Çok büyük bir sistem ancak tüm evin genel su ihtiyacını karşılayabilir. Sistemin kompleksliği ve pahalılığı bu tip ticari kullanımları sınırlamaktadır. Ayrıca, bir çok evsel kullanım için bu kadar yüksek kalitede su gerekli değildir.

Ters ozmoz içme suyu sistemlerinin bakıma ihtiyacı var mıdır?

Sistem içindeki partikül filtreler ve aktif karbon filtrelerin belli bir ömrü vardır ve periyodik olarak değiştirilmelidirler. Genellikle bu filtrelerin yılda bir değiştirilmesi yeterlidir. Değişim sıklığı, ham su kalitesi ve arıtılan su miktarına göre değişebilir. Ters ozmoz membran ise düzenli bakım ile en az 3-4 sene dayanacaktır. Membran değişim zamanının gelip gelmediği konusunda uzmana danışılması gereklidir.

Ters ozmoz sistemde tutulan minerallere insan vücudunun ihtiyacı yok mu?

İnsan vücudunun bazı minerallere ve vitaminlere olan ihtiyacı doğrudur. Ancak, bu minerallerin istenen seviyede alınması için en doğru yol iyi ayarlanmış bir diyettir. Sözkonusu faydalı mineraller suda o kadar az miktarlarda mevcuttur ki, bir insanın günlük mineral ihtiyacını ne kadar çok su içerse içsin karşılayabilmesi mümkün değildir.

Lavabo ve tuvaletlerdeki kırmızı lekeler neden kaynaklanır ve nasıl giderilir?

Kırmızı lekeler suyun içindeki demiri gösterir. Suda demir çok çeşitli şekillerde bulunabilir. Giderilmesi ancak klor dozajı veya ozonizasyon ve ardından çöktürme ya da filtrasyon ile mümkündür. Çözünmüş demir aynı zamanda yumuşatma sistemi ile de giderilebilir.

Lavabo ve tuvaletlerdeki mavi-yeşil renk neden kaynaklanır ve nasıl giderilir?

Mavi-yeşil renkli lekeler suda bakır olduğunu gösterir. Su yumuşatma ünitesi ile giderimi mümkündür.

Çay ve Kahve için en ideal su nasıldır?

Çay ve kahvenin gerçek tadını almak isterseniz şu özellikte su kullanmalısınız:

1. Klor gibi tüm oksidanlarda arındırılmış.

2. Tüm organiklerden arındırılmış

3. Toplam çözünmüş maddeleri (TDS) 60 ile 100 ppm (milyonda parçacık)

4. Sertliği 3-8 fr arasında

5. Sudaki sodyum 10mg/L altında

6. pH’ı pişirme yöntemine bağlı

7. Demir, mangan ve bakırdan arıtılmış veya 0.02 ppm’in altında

ARITMA SİSTEMİ SEÇERKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?

Sadece yatırım maliyetine bakılarak yapılan değerlendirmeler çok zaman yanlış sonuçlar verebilmektedir. Ama bu, en pahalı sistem en iyisi anlamına gelmemektedir. Sistem ve teklif değerlendirmesinde istenen sonuç için optimum şartları sağlayan dizayn seçilmelidir. Optimum şartların sağlanması ise aşağıdaki unsurlara bağlıdır.

Seçilen su arıtma üniteleri, temin edilen çıkış suyu nihai kullanım amacına uygun olmalıdır. Kullanım amacının dışına çıkan her ünite, gereksiz yatırım ve işletme maliyeti anlamına gelir.

Ünitelerin seçimi esnasında hidrolik kapasite değil, arıtma kapasiteleri göz önünde bulundurulmalıdır. Arıtma kapasitesine göre seçilmeyen bir ünite istenen verimi sağlamayacaktır. Tipik bir değer olarak, özellikle kum ve aktif karbon filtreleri için tank içindeki hızın 20 mt/saat'i aşmaması gerekir. Aştığı durumlarda, filtrenin ana işlevlerinden olan adsorpsiyon işlevi kaybolur ve sadece süzme işlevi devam eder. Bunun yanı sıra yatak hızının artması, filtredeki basınç kaybının da artmasına sebep olacaktır.

Sistem dizayn edilmeden önce detaylı bir ham su analizinin yapılması faydalı olacaktır. Suyun içindeki kirletici parametrelerin ölçümü sistem dizaynında vazgeçilmez bir unsurdur.

Tüketilecek su miktarının doğru belirlenmesi, optimum sistem seçimini sağlayacağı gibi, gereksiz yatırım maliyetinden de kaçınılmasını sağlayacaktır.
Su arıtma sisteminin montaj noktası 24 saat sürekli sabit basıncın sağlandığı bir nokta olmalıdır.

Toptan su arıtma cihazı alımlarınızı karşı her zaman stoklarını hazır Tutan Comtech su arıtma cihazlarının Türkiye Temsilcisi Form Mühendislik Tüm Türkiye Bayilik sistemi ile çalışan ve sadece Toptan su arıtma cihazı satan br firmadır Lütfen Perakende satış için Bizleri aramayınız.

Toptan Su arıtma cihazları satışı yapan şirketimiz toptan su arıtma cihazın da Türkiye'de ve Avrupa'da kalitesi ile satış grafiğini sürekli artırmakta ve piyasada hatırı sayılır bir yer almaktadır.

Toptan Su arıtma cihazı satışı yapan Form mühendislik Birden fazla karşındaki çin mallarına rağmen Taiwan da yaptırdığı ürünlerle ismini büyütmeye devam etmektedir.

Su arıtma cihazlarının toptan satışını yaparken kalitemize güvenimizden ötürü bayilerimize şunu söylemekteyiz bizim ürünlerimizinde Su arıtma cihazını müşterinin evine kurduktan sonra bir daha arızadan kaynaklı kesinlikle müşteriyi ziyaret etmiyeceksiniz.

Toptan Su arıtma

Su arıtma cihazlarında BPA'lı plastikten Kaçının

BPA Nedir?
Bisphenol-A nın kısaltılmış simgesi olan BPA gıda ambalajlarını (konserve, kutu meyvesuyu, süt) astarlayan kimyasalın bir içeriğidir. Aynı zamanda polikarbon plastiğin önemli bir yapı taşıdır. Genelde "geri dönüşümlü" tekrar tekrar kullanılan, tabanında 7 ile işaretlenmiş plastiklerdir…
Bisfenol-A; günümüzde özellikle plastik, naylon, polyester ve PVC gibi maddelerin üretilmesinde etkin rol oynayan bir plastik hammaddesidir.
BPA bileşenleri temas ettikleri gıdalara geçmeye eğilimlidir. Bu zamanla olur ve ısı ile hızlanır.
Daha önce, BPA'nın vücuttan idrar yoluyla hızla ve tamamen atıldığına inanılıyordu. Ancak, ABD'de yapılan bir araştırma, birçok plastik üründe kullanılan tartışmalı bu kimyasalın, vücutta sanılandan daha uzun süre kalabileceğini gösterdi. Environmental Health Perspectives dergisinde yayımlanan araştırmada, 24 saat perhiz yapan kişinin idrarındaki BPA seviyesinin, 8.5 saat perhiz yapanınki ile hemen hemen aynı seviyede çıktığı bildirilmektedir..

Araştırmalar...
ABD Gıda ve İlaç Dairesi(FDA), geçen aralık ayında BPA'nın güvenliğiyle ilgili daha fazla araştırma yapmayı planladığını açıklamıştı. ABD'de Ulusal Sağlık Enstitüleri'nde görevli bilim adamları, BPA'nın prostat ve beyin gelişimi üzerinde zararlı etkilere yol açabileceği, cenin, bebek ve çocuklarda hareket değişikliğine neden olabileceği uyarısında bulunmuştu.
İngiltere’de geçen yıl yapılan bir araştırmada bu kimyasalın vücutta yüksek seviyelerde bulunmasının, kalp hastalıkları, diyabet ve karaciğerde enzim bozukluklarına neden olduğunu ortaya koymuştu.
ABD'deki Milli Toksikoloji Programı (NTP), bu maddenin cenin, bebek ve çocuklar üzerinde nörolojik ve davranışsal etkileri konusunda kaygı duyulduğunu bildirdi. MTP'nin taslak bulgularının, bu kimyasalın prostat ve meme bezleriyle kızlarda erken ergenlik gibi olumsuz etkilerinin olabileceğini gösterdiği belirtildi.
Kanada Bisfenol-A içeren bebek biberonlarını yasakladığını bildirdi, NALGANE firması polikarbonat içecek şişesi üretimini durdurduğunu, dünyanın en büyük zincir marketi Wall-Mart polikarbonat bebek biberonlarını raflarından kaldırdığını ve ünlü oyuncak firması Toy´R´Us artık ürünlerinde Bisfenol-A kullanmayacaklarını duyurdu.
Yazımızın başında isminden bahsettiğimiz Harvard Üniversitesi School of Public Health araştırmacılarının öğrenciler üzerinde yaptıkları inceleme ve araştırmalardan korkunç sonuçlar elde edilmiştir.
Nisan 2008 de Harvard College’in yeni öğrencilerinden 77 iştirakçisine bir hafta boyunca BPA’ya maruz kalmışlığı en aza indirmek için önce paslanmaz çelik kaplardan soğuk meşrubat içirildi. BPA’dan arınma periyodu esnasında idrar örnekleri alındı. İkinci hafta boyunca bu sefer polycarbonat şişelerden meşrubatlar içirildi. Bu periyodun sonunda da idrar nümuneleri alındı. İki periyodun idrar örnekleri karşılaştırıldığında polycarbonat şişelerdeki meşrubatların kullanılması sonucunda idrardaki BPA oranının %69 artmış olduğu belirlendi. Soğuk kullanım yerine sıcak sıvıların tüketilmesi halinde ise bu oranın çok daha yüksek olacağı bildirildi.
Batı dünyası BPA'nın zararının boyutunun hangi derecede olduğunu bulmak adına hummalı bir çalışma içerisindeyken Ülkemizde, Sağlık Bakanlığı ve Plastik Sanayicileri, plastik ürünlerin hammaddesini oluşturan Bisfenol A (BPA)'nın herhangi bir zararının olmadığını, daha doğrusu herhangi bir zararının henüz yeterli bir delille ispatlanamadığını iddia ediyorlar.
Bu Durumda Risk Taşıyan Eşyalar Nelerdir?

Sert şeffaf plastiklerden yapılmış eşyalar, genelde ürün tabanında no 7 olarak işaretlenmiş, genelde BPA içerir.
Her tür 3 veya 6 ile numaralandırılmış plastiklerden yapılmış eşyalar. No 3 (PVC) ve no 6 (polistiren)’nın ayrıca zararlı kimyevi maddeleri geçirdikleri bilinir.
BPA ile astarlanmış konserve kutu ve kapları.
Plastik oyuncaklar

Havuz nedir? İçinde su olan ve insanların yüzdüğü, dinlendiği, eğlendiği betonarme veya çelik bir yapıdır.
PH düşürücü asit kullanmazsak ne olur? 0 zaman pH 8,5 civarlarına çıkacak ve gözün kendi pH'ı 7,5 olduğu için sürekli gözler kızaracaktır, ayrıca yüksek pH derecesinde klor da tam gücünü ortaya koyamacak ve klor sarfı çok olacaktır.
Havuz suyunda klorun ve pH'in değerleri nedir? 1 ton içme suyunda en az 0,3 gr aktif klor olacağına göre havuz standartlarında bu değer en az 2 katı olmalıdır. Yani 1 ton havuz suyunda 0,6 gr aktif klor olmalıdır. Aktifin anlamı virüslerle savaşan klordur. Ama biz hiç riske girmemek için 1 ton suda 1 gr aktif klor olmasını hep tercih etmeliyiz ki aniden kalabalık bastırdığından klor sıfıra inemesin. PH ise suyun asidik veya bazik karakterli olup olmadığını bize gösterir. 7 rakamı nötr'dür. Yani ne asidik ne de bazik ama havuz suyunu 7,27,8 arasında tutmaya çalışırız, çünkü yukarıda anlattığım gibi insan gözünün pH derecesi 7,5'tir. Gözün yanmayacağı sınırlar 7,27,6 değerleridir. Ayrıca bu pH değerleri klorun mikropla savaşma gücünü arttırır.
Bir ton havuz suyunda klor değeri 0,6 gram iken mikrop kapma ihtimalimiz var mıdır? Hayır, kesinlikle yoktur.
Havuz suyunun pH'ı 7,2- 7,6 arasında iken gözümüz yanar mı? İnsanların cilt ve göz hassasiyetine göre değişse de genel olarak hayır.
Havuzculuk ile ilgili bir standart var mıdır? Evet, vardır. Türk Standartları Enstitüsü 11899 no'lu bir standart yayınlamış ve buna uyma zorunluluğu koymuştur.
Sizin yukarıda anlattıklarınız hepsi bu standartta var mıdır? Evet, hepsi orada mevcuttur.
Havuz suyunu hangi sürelerde bir değiştirmek gerekir? Aslında havuz yılda bir kez genel olarak temizlik için boşaltılır. Bunun dışında her gün havuza toplam hacmin yüzde 510' u kadar taze su alındığı için su hiç bozulmadan muhafaza edilir ve doldur boşalt yapmaya gerek kalmaz. Ancak tabii bunun için iyi bir arıtma ve devir daim sistemi olmalı ve kimyasallar dozajlama (serum) makinaları ile verilmelidir. Standartlara uygun havuz yıllık genel bakım dışında bir tek yazın suyun sıcak olduğu şikâyeti olursa yönetimce karar verilerek boşaltılır.

Kimyasalları, dozaj (serum) makinası ile vermezsek ne olur? Çok kötü olur. Çünkü bu makinalar olmayınca havuza bunları üstten vermek (akşamları şoklama yapmak) gerekir. Ama bu verilen kimyasalların gücü gün boyunca azalacak ve genelde öğleden sonra insanların kalabalık olduğu vakitlerde klor suda hiç kalmayacak, bakteri üreyecek ve pH'da çok çok yükselip göz yakmaya başlayacaktır.
Peki sudaki klor ve pH'ı nasıl ölçeriz? Küçük tabletli veya sıvılı tip test aleti ile renklenme derecesine göre ölçeriz. Bunu havuzdaki görevli günde 3 kez yapıp kimyasal dozaj pompalarını ona göre çalıştırırsa mükemmel bir havuz olur. Ölçüm yapılmayan ve akşamdan akşama kimyasal dökülen havuz ise bomba gibidir. İşte en tehlikelisi de budur.
Peki klorlar kaç tiptir? 3 tiptir. Katı (toz veya granül) klor, sıvı klor, gaz klor.

Hangisi en iyisidir? Hangisini kullanalım? Gaz klor, ancak o da tehlikeli ve yatırımı pahalıdır. Bu sebeple toz klor ve sıvı kloru kullanmak doğru, sağlıklı ve ekonomiktir.
Katkılı ve katkısız toz klor ne demektir? Katkılı klorun içinde klor güneş ışığından çabuk ve boşa uçuk gitmesin diye bir katkı vardır. Katkısızın içinde bu yoktur. Katkılı klor güneşe 56 saat dayanırsa, katkısız klor 23 saat dayanır. Ama sonuçta katkılı klor da katkısız klor da uçar değil mi? Evet, birisi çabuk birisi geç uçar ama 2 tip klorda uçacaktır.
. Peki katkılı klor uçtuğuna göre içindeki katkı ne olur? İşte o uçmaz. Suda birikir, tehlikesi de budur. Peki ne yapmalıyız? Hem katkı hem de katkısız kloru dönüşümlü kullanmalıyız. Katkı neden tehlikelidir? Çünkü katkı maddesi klor gibi uçamadığı için 10 gün sonra suda öyle bir birikir ki insan sağlığı limiti olan 1 ton havuz suyunda 80 gr'ı geçer. Bu da göz yanması, kulak şikâyetleri, cilt tahrişleri yapar.
O zaman 10 günün sonunda katkısız klorla havuz işletmek lazım değil mi? Evet.
Peki 10 günden sonra hep katkısız klor mu kullanacağız? Hayır. 10 günden sonra 45 gün katkısız klor kullanacağız ve her gün zaten ters yıkama ve durulama yapıp havuza yüzde 510 taze su alacağımız için bu katkı miktarı istenilen seviyelere geri düşecektir. İşte bu da test kit ile takip edilmeli ve buna göre tekrar katkı klora dönülmelidir.
Bu katkının kimyasal bir adı var mıdır? Evet. Adı CYN. ACID'tır.
Test kitinin adı nedir? CYN. ACID test kitidir.
Peki CYN. ACID'ın insan sağlığına zararı yok mudur? Eğer standart değerler aşılmazsa yoktur.
O zaman katkılı klor kullanan her havuzun bu CYN. ACID'i kontrol altında tutması gerekir. Doğru mu? Evet, hem de titizlikle. Bu kontrol sırasında CYN. ACID standart değerlerini geçmişse hemen katkısız toz veya sm klor sodyum hipoklorite geçilmelidir.
Peki sadece katkısız klor kullansak? O zamanda çok miktarda klor tüketirsiniz. Çünkü katkısız klor da güneşten çok çabuk uçar. Gerek işçilik ve gerekse kimyasal sarf maliyetleriniz artar,
Çöktürücü kimyasalı nedir? Niye kullanırız? Çöktürücü; suda filtre tarafından yakalanamayacak kadar küçük parçacıkları çöktürmek maksadıyla kullanılan bir üründür. Bu çöktürme işini haftada 1 kez kendimiz suya bu kimyasalı vererek yaparız ve dibe çöken bu çok küçük tozları dipten süpürürüz. Bunu kullanmanın bir diğer yolu da dozaj pompası ile bu kimyasal suya basmak ve filtrede topak topak edip yakalamaktır. Bu sayede süpürge işi de azalır.

Yosun önleyici nedir? Niye kullanırız? Çöktürme işini yapınca çöken bazı tozları süpürge alamaz ise dipte özellikle derzlerde yosun ürer. İşte bu da mantar üremesini beraberinde getirir. Tehlikeli olan yosunun kendisi değil, üzerinde üreten mantardır ve mantar çok çeşitli hastalıklar taşır. Bu sebeple yosun önleyici kullanırız.
Toz klorlar Türkiye'de üretilmekte midir? Hayır. Avrupa, Amerika, Çin ve Japonya'da üretilir.
Peki birçok marka toz klor var. Onlar? Onların hepsi bu toz klorları yurtdışındaki fabrikalardan alıp paketleyip satarlar. Hiçbirisinin kendi üretimi yoktur.
Peki pH düşürücü. Çöktürücü, yosun önleyici? Onlarda benzer şekilde Türkiye' deki büyük fabrikalardan hammadde olarak alınır, etiketlenip satılır.
Türkiye' de klor hiç üretilmez mi? Üretilir. Türkiye' de 2 adet sıvı klor sodyum hipoklorit üreten fabrika vardır. (Akdim ve koruma tarım A.Ş.) . Tüm bayiiler bunlardan alır, satar,

Havuzda en önemli faktörler nelerdir? İyi bir havuzcu, ters yıkama + durulama + taze su, kimyasal takip, iyi bir arıtma sistemi, kimyasal ürünlerin uygun şekilde ve miktarda kullanımı.

Son olarak; doğru bir arıtma ve devir daim sistemi olmayan Havuz suyuna en kaliteli kimyasalları kullansak sonuç alır mıyız? Kesinlikle hayır.

Havuz suyu nerelerden temin edilir? Havuz suyu; belediye şebeke sularından (arıtılmış ve klorlanmış olarak), kuyulardan, gölleraşlar. Bu sebeple yapısı bozulan suyu ilk halinde tutabilmek ve bakterileri engellemek için kimyasal ürünlere ihtiyaç vardır.
Havuz suyuna sadece kimyasallar vermek yeterli midir? Hayır, çünkü kimyasallar sadece pH ayarlamaya, bakteri öldürmeye, kirleri çökertmeye, suyu parlatmaya, yosunları engellemeye çalışır. Oysaki sudaki toz, pislik ve deri artıklarının havuzdan uzaklaştırılması ve her gün bir miktar taze su alarak suyun bayatlamaması sağlamak gerekir.

havuz suyu nasıl arıtılır? Havuz suyu havuz tabanına konan bir emiş borusu ve buna bağlı bir emiş pompası yardımı ile dipten emilir ve bu su bir kuvars kumu filtresinden geçirilerek içindeki kirler yakalanır ve tekrar havuza tabandan yollanır. Bu sistemin adı "devir daim" sistemidir.
Dolu olan bir havuzun taşması nasıl sağlanır? Ağzına kadar dolu olan bir havuza bir başka su deposunun içindeki su (rezerv = denge deposu) pompa yoluyla basılırsa zaten dolu olan havuz taşacaktır. İşte bu taşan su da tekrar denge deposuna geri dökülür ve bu sayede su kaybı olmaz. Bu sistem de devir daimin bir parçasıdır.
Yani dolu havuzun içindeki ve dibindeki kirleri arıtmak için havuz dibinden emmek (dip emiş), üstündeki kirleri taşırmak için denge deposu gerekir öyle mi? Evet.

Arıtma filtresi nasıl çalışır? Arıtma filtresinin en çok kullanılanı ve en doğrusu kuvars kumu filtresidir. Bu filtre pompanın havuzdan emdiği suyu içinden geçirirken sudaki tüm toz, toprak ve diğer parçaları yakalar. Dolayısıyla havuza berrak su gönderir.
Peki bu filtre tıkanır mı? Evet tıkanır. Kalabalık havuzlarda her gün tıkanır.
Filtre tıkanınca ne yapmak gerekir? Filtreyi ters yıkama ve durulamaya almak ve tuttuğu pislikleri kusturarak kanalizasyona göndermek gerekir.
Filtreyi ters yıkama ve durulamaya almazsak ne olur? Aderans Havuzculuk Genel Müdürü Bülent Otur, 44 soru ve cevaptan oluşan çalışmasıyla havuzla ilgili akla gelebilecek tüm sorulara cevap veriyor. Filtre pislikten tıkanır ve artık yeni gelecek kirleri tutmadan havuza geri gönderir. Havuz kirlenmeye ve bulanmaya başlar.
Filtreye ne kadar süre ters yıkama ve durulama yaptırmak gerekir? Her gün 7 dakika ters yıkama ve 3 dakika durulama yapılan filtre temizlenmiş olur. Peki suyun arıtımını anladık. Klor ve pH düşürücü asidi ne diye kullanıyoruz? Havuz suyu çevre ve insanla sürekli kirletilir ve fiziksel olarak arıtma filtresi ile temizlenir, ama kimyasal ve biyolojik dengesi bozulan su suyu sadece kimyasallarla düzene koyabiliriz. Kloru bakteri ve virüs üreyipte insanı hasta etmesin diye havuz suyuna ilave ederiz. PH düşürücü asidi ise, havuz suyuna giren insan sürekli göze görünmeyen ter attığı ve suyun pH'ini hep yükselttiği için havuza veririz.

Anahtar kelimeler: havuz suyu arıtma, suarıtma, havuz kimyasalları

1- Sorun: Su arıtma cihazımda Atık su durmuyor.

Çözüm: Reverse osmosis (ters ozmoz) su arıtma cihazlarında yaşanan bu sorun kaynağı kalitesiz parça kullanımından kaynaklı olur dört yollu vanadan kaynaklıdır. Bu vana işlem olarak su arıtma cihazının tankında yeterli basınç oluştuğunda gelen suyu kapatır ve atık su durur bu parçanın değişimi ile çözülebilir.

Bu su arıtma parçasının arızalı olup olmadığını anlamak için uygulanacak yöntem

Tankın vanası kapatılır kısa bir süre içerisinde atık suyun kesilmesi gereklidir. Bazı su arıtma cihazlarının dört yollu vanaları sağlam olmasına rağmen atık su kesilmez bu sorun ise şebeke basıncının yeterli olmamasından kaynaklıdır. Çözümü Pompalı motorlu bir cihazı ile değiştirmeniz gereklidir.

2- Su arıtma cihazım çok fazla atık su atıyor Bu Bir sorun olmaya bilir gözünüzde su arıtıcının attığı suyu çok görebilir buna takabilirsiniz bunun testide gene Tankın vanasını kapatarak belirli bir süre sonra kestiği zaman cihazınız sorunsuz çalışmaktadır.

 
İnsan Kaynakları | Bayi Olmak İstiyorum | Erişim | Garanti | Havale Bildirim Formu | Pc Toplama | Tüketici Yasası | Gizlilik Taahhüdü | Kullanım Koşulları | Site Haritası 
Bizimmarket.com
Banka Seçenekleri
Neticaret®eticaret sistemleri ile hazırlanmıştır.